Arşiv

Haziran, 2011

Dünyayı Kurtarmaya Geldim

30 Haziran 2011 BAKIŞ AŞISI

Dünyayı Kurtarmaya Geldim
Şimdi bu yazıya başlamadan önce bir şey söyleyeceğim. Diyeceksiniz ki bu kız ya bir şeylere isyanlarda ya da filozof olduğunu sanıyor. Ama aslında öyle bir şey yok. Sadece gece yalnız kaldığım zaman çok fazla düşünüp, sorguluyorum. Bir de izlediğim dizi ya da filmlerden, okuduğum kitaplardan fazlasıyla etkilenip bunu yaşantıma yansıtma gibi kötü bir huyum var. Mesela Dexter dizisinin fanlarından biriyim ve sevgilime “sen katilsin, beni öldüreceksin” diyerek ciddi ciddi ayrılmaya kalkıştığım olmuştur. Şaka değil. -Buradan onu ne kadar çok sevdiğimi belirtmeliyim-. İşte bu tarz olayları çok fazla yaşarım. Haliyle çok fazla şey düşünüyorum. Ve düşündüklerimin belli bir sınırı yok, her şey hakkında düşünebiliyorum.
DEVAMINI OKU

İlginizi Çekebilir

72T’nin Bitmeyen Çilesi

25 Haziran 2011 BAKIŞ AŞISI

72T’nin Bitmeyen Çilesi
Sabah uyandığımda iyi ki blog’um var dedim. Neden mi? Çünkü 100 kişi bile olsa sesimi bir yerlere duyurmaktan çok memnunum. Yine ve yine bir şeylere küfür etme halindeyim. Bu sefer de Taksim-Yeşilköy seferini yapan saygıdeğer 72T otobüsüne ve pek tabi 72T şoförlerine ve pek pek tabi İETT müdürüne bir çift sözüm olacak.

Gelmiyor kardeşim bu otobüs. GEL-Mi-YOR! İETT’nin sitesinde yazan saatlerini çok nadir uyguluyor. En yakın örnek, mesela dün. Saat 18:00’de bir tane otobüs var, onu bırak 18:05’de ekspress var ama ikisi de gelmedi. Saat 18:30 bizim otobüs geçiyor duraktan, haliyle tıklım tıklım. Binemedim. Dolmuşa 4,50 TL bayılmak zorundan kaldım, hem de aylık akbilim varken. Onu geçtim Taksim’den kalkış saatlerini de düzenli olarak uygulamıyor. İncirli-Ömür durağında 70 dakika otobüs bekleyip, sonunda pes edip taksiye binmişliğim bile var yani. Evet ciddiyim. Hem de çok uzak bir tarihte değil. Yakın bir zaman içerisinde başıma geldi bu olay. Durakta ağlayacak gibi olmuştum ve çatacak birilerini bulamadığım için zavallı sevgilime yüklenmiştim. Sanki 72T şoförünü lafa tutmuş da bırakmıyormuş gibi.
DEVAMINI OKU

İlginizi Çekebilir

Bu Da Size İbret Olsun

24 Haziran 2011 BAKIŞ AŞISI

Bu Da Size İbret Olsun
Şu insanoğlu tuhaf bir yaratık. Düşüncelerimiz 24 saat içerisinde 180 derece dönebiliyor. Yani hiç birimiz doğru düzgün bir kişiliğe sahip değiliz. Bunun böyle çok önemli ve hayatımızı etkileyen şeyler olmasına gerek yok. Yaşadığımız en ufacık şeyde fikirlerimiz anında değişebiliyor. Tabi bu çoğu zaman iyi sonuçlar doğuruyor diyebilirim. Çünkü aslında insanoğlu -yani bizler- burnunun dikine dikine giden, dediğim dedik yaratıklarız. Ancak böyle ibretlik bir şeyler yaşamamız lazım ki akıllanabilelim. Elbette biz bu şekilde görmüyoruz. Yaşanılan hatalardan ders çıkarmak lazım ya da yaşanılan her deneyim bir tecrübedir havalarında gezinmeyi tercih ediyoruz. Çünkü bu şekilde cool‘uz. Bir kademe daha olgunlaşıyoruz ne de olsa.
DEVAMINI OKU

İlginizi Çekebilir

Famaous Proce

20 Haziran 2011 BAKIŞ AŞISI

Famaous Proce
Angelina Jolie’nin Suriye’de ki mülteciler için Hatay’a gelmesi ülkemizde büyük yankı uyandırdı. Aynı zamanda benim ve birçok insanın kafasında soru işaretlerine neden oldu. Dünyaca ünlü isimlerin bir çoğu, yardım kuruluşlarıyla içli dışlı yaşarken, bizim ülkemizdeki sayılı ünlü isim dışında, hemen hemen hepsi ceplerini doldurma derdinde.

Yapılan araştırmalara göre, vakıf, dernek ve yardım kuruluşlarına en fazla destek veren sanatçı Bono olarak gösterilmiş. Şu ana kadar 31 kuruluşa desteğini vermekte Bono. Bono’yu 27 kuruluşa verdiği destekle takip eden isimler ise Angelina Jolie-Brad Pitt çifti. Üçüncü sırada 21 kuruluşla Madonna yer alıyor. Sonra sırasıyla Oprah Winfrey 19, Bob Geldof 14, Denzel Washington 12, Martha Stewart 10, Sean Penn 9, Britney Spears 8, Jerry Seinfeld 7… İlk 10 bu şekilde tamamlanıyor. Hayvan haklarından AIDS’e, konuşma zorluğu çeken çocuklardan mültecilere, çevreden kansere, zihinsel engellilerden doğal felaketlere, yani aklınıza gelebilecek her dernek ve kuruluşa katkı sağlıyor bu saydığım ünlü isimler.
DEVAMINI OKU

İlginizi Çekebilir

Yarım Kalan Şaşı Günüm

15 Haziran 2011 BAKIŞ AŞISI

Yarım Kalan Şaşı Günüm
Saat 06:00 a.m. Saat çalıyor fakat erteliyorum. En sevdiğim uyku, saatin 5 dakika ertelenmesi süresinde gerçekleşen uykudur. Hemen biter ama uzundur aslında. Bir daha saat çalıyor. Bir 5 dakika daha kimin zararına. Derken son bir dakika kala sevgili tarafından uyandırılıyorum. Adam gece uyumamış ama bu duruma alışkınım.

Gece biriken ihtiyaç molamı gideriyorum. Halbuki yarım bardak su içmiştim. Sifona basıp, aynaya yöneliyorum. Bir çift şaşı göz görüyorum. Daha doğrusu göremiyorum. Gece dişlerimi fırçalamamış olmamın verdiği vicdan azabı boy göstermeye başlıyor. 4 dakika diş fırçalıyorum. Sonra yüzümü yıkıyorum ve havluyla kuruluyorum. Bir daha aynaya bakıyorum. Göz kalemim akmış sanırım. Gözler hala şaşı. Sabunlu ıslak mendille, akan göz kalemimi silmeye yeltendiğim için kendimden utanıyorum.
DEVAMINI OKU

İlginizi Çekebilir