Arşiv

Mayıs, 2013

Gezi Parkı İçin Direniş

30 Mayıs 2013 BAKIŞ AŞISI

Gezi Parkı İçin Direniş

Türkiye’de yaşamak gün geçtikçe zorlaşıyor. Hele ki İstanbul’da yaşamak bizler için adeta bir çileye dönüştü. Biliyorsunuz, 10 yıllık AKP iktidarında İstanbul’un yeşil alanlarında bariz bir azalma söz konusu. Oksijenimiz teker teker yok oluyor ve bizleri betonların arasında yaşamaya zorluyorlar. Bu da bizleri kaldıramayacağımız ruhsal çöküntülere sürüklüyor.

Son olarak 3. Köprü bahanesiyle İstanbul’un kalan son yeşil alanını da tüketmek için temel attılar. Bununla da sınırlı kalınmadı elbette. Taksim’in köklü tarihinde, elden ele dolaşan karanfillere, yakalara takılan çiçeklere ve mis kokulu renkli eşarplara sahne olan, yarım asırlık aşklara şahitlik eden Gezi Parkı, oksijeni ve anılarıyla beraber bir AVM’nin gölgesinde yok edilmeye mahkûm edildi.
DEVAMINI OKU

İlginizi Çekebilir

Depeche Mode’un Depresif Baharı – Delta Machine

22 Mayıs 2013 MÜZİK

Depeche Mode’un Depresif Baharı – Delta Machine

Depeche Mode’un son albümü Delta Machine, hiç şüphesiz biz hayranların baharı bekleme sebebiydi. Albümdeki parçaları sırasıyla dinlerken, hikâyenin tınılarından hoşlanmamak mümkün değil. Dave Gahan’ın “bir blues albümü değil ama kesinlikle içerisinde duygu yüklü bir yan da var” sözleri adeta bunu kanıtlar nitelikte.

Albüm daha çıkmadan grubun elektrodan uzaklaşacağı söyleniyordu. Nitekim piyasaya sürülen ilk single “Heaven” ile bu görüşün ne kadar da doğru olduğuna kendi kulaklarımızla da onay vermiş olduk. Ancak albümü baştan sona dinlediğimde, Depeche Mode’un metal tınıları kendini göstermeye başladı ve bu ön görüşü bir çırpıda geçersiz kılmayı başardı. Her ne kadar yeniliklerle dolu bir albüm olsa da Depeche Mode’un geçmişine dokunabiliyorsunuz ve işte bunun verdiği his, Delta Machine’in tıkır tıkır işlemesini sağlıyor.
DEVAMINI OKU

İlginizi Çekebilir

“Sessizlik”in Tarihsel Haykırışı

20 Mayıs 2013 TİYATRO

“Sessizlik”in Tarihsel Haykırışı

Bazen insanlardan, kavgadan ve kendimden kaçmak istediğimi fark ederim. İçimden biri sessizce bir şeyler fısıldar durur, kimi zaman dilini bilmediğim şeyler, kimi zamansa duymak istediklerim… Ne söylerse söylesin, beni kaçıştan başka hiçbir şeye sürüklemez.  Yani “Sessizlik”i kısaca özetlersek, hissettirdiği duygular tam olarak böyle.

Son birkaç sezondur izlediğim en başarılı oyunlardan biriydi Sessizlik. Oyuncu performansları, oyun metni, dekor… Bu oyun bana “Türkiye’de iyi ki böyle bir sanat var hatta iyi ki sanat var” dedirtti.
DEVAMINI OKU

İlginizi Çekebilir